Çocukluk Dönemi Aşıları

Çocukluk dönemi AŞILARI

Çocukluk dönemi hastalıklarının birçoğu aşılar ile önlenebilir hastalıklardır.

Dünya Sağlık Örgütü, 1974 yılından bu yana tüm dünyada başlattığı Genişletilmiş Bağışıklama Programı ile milyonlarca çocuğun yaşam şansı bulmasını sağlasa da yolumuzun uzun olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

Toplumda aşı bilincinin oluşması, her geçen gün daha fazla hastalığa karşı aşının Ulusal Aşı Takvimi’ ne eklenmesi, ülkemizde aşıyla önlenebilir hastalıklarda büyük yol kat etmemizi sağlamıştır. Bağışıklık denildiğinde ilk akla gelen enfeksiyon hastalıklarından korunmadır ve aktif ve pasif olarak iki şekilde kazanılır.

Aktif bağışıklık, hastalığı geçirmek veya aşılanmakla olur ve uzun sürelidir. Pasif bağışıklık ise immünglobulinler aracılığı ile olur ve verilen immunglobulin miktarı ile ilgili olarak birkaç gün ile birkaç hafta arasında etkisini sürdürür. Plasenta yoluyla anneden geçen antikorlar, kan ve kan ürünleri de pasif bağışıklamaya örnektir.

Çocuk aşılarını yazmadan önce, terminolojiyi gözden geçirmenin yararlı olacağını düşünüyorum.

Canlı – Atenüe Aşı Virüs veya bakterinin hastalık yapma özelliği ortadan kaldırıldığı halde, vücutta çoğalma ve bağışıklık oluşturma özelliği korunarak hazırlanan aşılardır.

BCG, Oral Çocuk Felci, Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak, Su Çiçeği, Rota Virüs aşıları, canlı – atenüe aşı özelliğindedir. İnaktive Aşı Virüs veya bakterinin tamamı veya bir kısmı kullanılarak hazırlanan aşılardır. Difteri, Aselüler Boğmaca, Tetanoz, Hepatit B, Hepatit A, İnaktif Çocuk Felci, Hemofilus İnfluenza B, Konjuge Pnömokok aşıları ise inaktive aşı özelliğindedir.

Doğumla başlayan uzun aşı süreci, 24 ay dolduğunda sona ermektedir. Şimdi, birlikte aşıları gözden geçirelim.

Toplumsal Bağışıklık Aşılanmamış kişilerin, aşılanan kişiler nedeni ile temaslarının azalması sonucu, toplumda o hastalığın görülme hızının azalması durumudur. Ulusal Aşı Takvimi Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen aşıların, Aile Sağlığı Merkezi tarafından ücretsiz olarak uygulandığı aşı takvimidir.

Ülkemizde, Hepatit B, BCG, Beşli Karma Aşı (Difteri-Aselüler Boğmaca-Tetanoz-İnaktif Çocuk Felci – Hemofilus İnfluenza B), Oral Çocuk Felci, Konjuge Pnömokok, KKK (Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak), Su Çiçeği, Hepatit A aşıları ücretsiz olarak uygulanmaktadır.

Amaç, aşı takvimine uygun olarak, yukarıda belirtilen 13 hastalığa karşı ülkemizde doğan her bebeğin bağışık kılınmasıdır.

Genişletilmiş Aşı Takvimi Ulusal Aşı Takvimi’nde yer almadığı halde, neden olduğu hastalıklar ve sonuçları göz önüne alındığında en az diğer aşılar kadar önemli olan aşılar olup, bedeli devlet tarafından ödenmediği için kişinin kendisinin alıp, doktorunun önerisi doğrultusunda yaptırdığı aşılardır, Rota Virüs, Konjuge Meningokok aşıları halen Ulusal Aşı Takvimi’nde olmayan aşılardır.

HEPATİT B AŞISI İlk dozu doğumla birlikte yapılmaktadır. Bebeğin 1. ve 6. ayının sonunda birer doz daha yapılmak üzere aşı tamamlanır.

Hepatit B aşısı kas içi uygulanmaktadır. Bebeğin prematüre olması durumunda da aynı takvim uygulanır, ancak ilk doz aşı için bebeğin iki kg olması beklenmelidir. Bu durumda ilk dozu takip eden dozlar, bir ay ve altı ay sonra yapılmak üzere Hepatit B aşısı tamamlanır.

Annenin Hepatit B taşıyıcısı olması durumunda ise, preterm-term bebek ayrımı olmaksızın, doğumla birlikte veya en geç 12 saat içinde Hepatit B aşısı ve beraberinde 0.5 ml Hepatit B Immun Globulin (HBIG) de yapılmalıdır.

Hepatit B bağışıklaması yapılan çocuklara, kontrol amaçlı HBsAg veya Anti HBs testi yapılmasına gerek yoktur. Ancak Hepatit B taşıyıcısı annenin çocuğuna, Hepatit B aşı programı tamamlandığında, bebeğin 9-15. ayları arasında HBsAg ve Anti HBs bakılmalıdır.

İmmün yetersizliği olan ve diyaliz tedavisi gören çocuklara da yılda bir kez Anti HBs düzeyi kontrol edilmeli, antikor titresi 10 mIU/ml civarına yaklaşanlar aşılanmalıdır.

Hepatit B taşıyıcısı annenin bebeğini, aşı ve HBIG yapıldıktan sonra emzirmesine engel bir durumu yoktur. Hepatit B aşısı ile ilgili önemli bir durum da, anti HBs düzeyi saptanamayacak kadar düşse bile, oluşan immün belleğin korumaya devam ettiği, yeniden aşılamaya gerek olmadığıdır.

BEŞLİ KARMA AŞI Difteri, Aselüler Boğmaca, Tetanoz, İnaktive Çocuk Felci ve Hemofilus Influenza B aşıları tek bir enjeksiyon ile, 2.-4.-6. ve 18. ayların sonunda kas içine uygulanır.

Difteri, tetanoz, aselüler boğmaca gibi inaktive aşılar ilk dozdan sonra bağışıklık sağlamaz ve koruyucu bağışıklık yanıt ancak 2. ya da 3. dozdan sonra gelişir ve bu aşılarda oluşan antikor titreleri birkaç yıl sonra koruyucu düzeyin altına düşer, bu yüzden aşıların belirli aralarla tekrarlanması gerekir.

Hemofilus İnfluenza B’nin neden olduğu enfeksiyon beş yaştan sonra nadir görüldüğü için tekrar dozuna gerek yoktur. Ancak risk grubu olan orak hücreli anemi ve dalağın çıkartıldığı durumlarda beş yaş üzerinde de hatırlatma dozu önerilmektedir.

Karma aşı herhangi bir şekilde yapılmamış veya yarım kalmışsa, aşıların olabildiğince hızlı bir şekilde tamamlanması gerekir. Hızlandırılmış aşı programında 1-2-3. dozlar arasında en az 4 hafta, 3 ve 4. doz arasında ise en az 6 ay ara olmalıdır.

Karma aşı, Hemofilus İnfluenza B aşısı olmaksızın, 6. yaşta, Dörtlü Karma aşı olarak bir kez daha yapılmalıdır.

İlköğretim 8. sınıfta ise, erişkin tipi difteri ve tetanoz aşısı (Td) Ulusal Aşı Takvimi’n de yer almaktadır.

BCG Verem aşısı, ülkemizde 2. ayın sonunda, sol omuz başına, deri içi (intra kütan) olarak tek doz olarak uygulanmaktadır. BCG aşısının tüberküloza karşı koruyuculuğu göreceli olarak düşük olduğundan, belirli yaşlarda PPD testi ile koruyuculuğun taranmasında fayda vardır. PPD ile deri tüberkülin testinde, ön kol iç yüzüne saflaştırılmış protein türevi uygulandıktan 48-72 saat sonra oluşan sertliğin (endurasyon) çapı ölçülerek bağışıklık hakkında karar verilir.

ORAL ÇOCUK FELCİ AŞISI 2002 Yılında poliodan arınmış ülke sertifikası alan ülkemizde, beşli karma aşının içinde yer alan inaktive polio virüs aşısı ile çocuklarımız koruma altındadır. Ancak, dünyada hala birkaç ülkede çocuk felci hastalığı (poliomiyelit) görülmesi nedeniyle toplumsal bağışıklamayı sağlayacak oral polio aşısı (OPV) uygulaması da devam etmekte olup, 6. ve 18. ayların sonunda çocukların ağzına aşı damlatılmaktadır.

KONJUGE PNÖMOKOK AŞISI Halk arasında zatürre aşısı olarak bilinir, ancak pnömokoklar, zatürrenin yanı sıra, menenjit, kulak enfeksiyonu ve septisemiye de neden olmaktadır. Pnömokok bakterisinin 90’dan fazla suşu olup, ülkemizde Ulusal Aşı Takvimi’nde yer alan aşı 13 suşa karşı etkilidir. 2-4-6 ve 12. ayın sonunda olmak üzere toplam dört doz olarak kas içine uygulanmaktadır.

KIZAMIK-KIZAMIKÇIKKABAKULAK AŞISI 12. Ayın sonunda, deri altına tek doz olarak uygulanmaktadır. Suriye göçünden sonra, 9. ayda uygulamaya konulan kızamık aşısı, 2017 Mart ayının başından itibaren uygulamadan kaldırılarak yeniden tek doz uygulamasına geçilmiştir.

KKK aşısı, 6. yaşta bir kez daha uygulanmaktadır.

SU ÇİÇEĞİ 12. Ayın sonunda tek doz olarak, KKK aşısı gibi deri altına uygulanmaktadır. Aşılanan çocuklarda zaman içinde su çiçeği enfeksiyonunun görülmesi nedeniyle, Ulusal Aşı Takvimi’nde yer almamasına rağmen 4-6 yaş arasında bir doz daha Su Çiçeği aşısı uygulanması önerilmektedir.

HEPATİT A AŞISI Bulaşıcı sarılık olarak bilinen Hepatit A, 18 ve 24. ayın sonunda, 6 ay arayla iki doz halinde, kas içine uygulanmaktadır.

ROTA VİRÜS AŞISI Her yıl dünyada 500.000’den fazla çocuk rota virus ishalinden hayatını kaybetmektedir. Her yaşta görülmekle birlikte, 5 yaşın altındaki çocuklarda daha sık görülür. Ülkemizde henüz Ulusal Aşı Takvimi’nde yer almayan aşı ağızdan uygulanmaktadır.

Ülkemizde iki farklı rota aşısı vardır. Rotateq, en erken 6 haftalık olduğunda 4-8 hafta arayla üç kez uygulanır, 3. doz 32 haftadan daha geç yapılmamalıdır.

Rotarix de, aynı şekilde, en erken 6 haftalık olduğunda ve 4-8 hafta arayla, ancak iki kez uygulanır. İki dozlu aşıda, 2. doz 24. haftaya kadar yapılmalı, ancak 2. dozun 16. haftadan önce verilmesi tercih edilmelidir.

Bebek, aşıyı tamamen kusmadığı sürece, tükürme ve ağızdan çıkarmalarda dozu tekrarlamaya gerek yoktur.

KONJUGE MENİNGOKOK AŞISI Meningokok, beyin zarından başlayıp, tüm vücuda yayılabilen, bir başka deyişle menenjit veya meningokoksemi tablosuna neden olarak öldürücü olabilen bir bakteridir.

Bulaşıcılığı çok fazla olduğundan, hasta ile temas eden kişilerin bile koruma altına alınması gerekmektedir.

2012 Yılından bu yana iki farklı aşı ülkemizde uygulanmaktadır. Menactra, 9-23 aylık çocuklara, üç ay arayla iki doz ve 24 aydan sonraki çocuklara tek doz uygulanırken, Nimenrix, 12. aydan itibaren tek doz olarak uygulanmaktadır.

Her iki aşının da uygulama şekli kas içinedir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir